Yeşilköy Kurye

Yeşilköy Kurye

Kurye hizmeti; evrak, davetiye ve benzeri tüm gönderilerin şehir içinde her hangi bir noktaya teslim edilmesi işlemidir. Normal kurye, hızlı kurye, acil kurye gibi farklı şekillerde sunulan bu hizmette, farklı zaman dilimleri içinde teslimat gerçekleştirilmektedir. Yeşilköy Kurye şirketleri de sadece Yeşilköy ve çevresine değil, İstanbul’un tüm noktalarına hizmet sunmaktadır. Yaya ve motorlu kurye gibi teslimat yöntemleri bulunan kurye sektöründe en güvenli hizmetler, profesyonel personelin bulunduğu şirketler tarafından sağlanmaktadır. Türkiye’de bu sektörün profesyonel olarak yapılması da 1989 yılına dayanmaktadır. Sektör, büyük bir boşluğu doldurmuş, teslimat hizmetini lojistik sektörüne kazandırmıştır. Kurye şirketleri, şehir içi teslimatların yanı sıra şehirlerarası teslimatları da gerçekleştirmektedir. Ancak şehirlerarası hizmet türü kargo taşımacılığı olarak adlandırılmaktadır. İşleyiş ise aynıdır. Kurye personeli, gerek yaya gerekse motorize olsun mesaiye başladığında kurye merkezini aramakta, bölgede alınmayı bekleyen evrakı toplayarak merkeze ulaştırmaktadır. Ancak bunun için öncelikle gönderinin bilgisinin kurye merkezine sunulması gereklidir. Merkez bu bilgileri operasyon merkezine bildirmekte, operasyon merkezi de en yakın kurye personeline gönderinin bulunduğu adresin bilgisini sunmaktadır. Kurye, bu bilgiler eşliğinde adrese gelerek evrakı almaktadır. Kendisine yakın olan yerdeki tüm evrakı alan kurye personeli, bunları adreslerine teslim edilmek üzere merkeze telim etmektedir. Gönderiler burada gidecekleri adreslere göre ayrılmakta, sonrasında da dağıtım işlemine başlamaktadır. Davetiye gibi çoklu gönderiler genellikle yaya kuryelere verilmektedir. İçlerinde acil teslimat yapılması gerekli olanlar varsa bunlar da motokurye ekiplerine verilmekte ve bu şekilde gönderilerin teslimleri gerçekleştirilmektedir. Ancak gönderinin acil ve hızlı olarak teslim edileceği, gönderi sahibi tarafından merkeze bildirilmesi durumunda motokurye ekipleri bunları merkeze iletmeden doğrudan adreslerine teslim etmektedir. Bu şekilde gönderiler 30 dakika ile 180 dakika içinde adreslerine teslim edilmiş olmaktadır. Tabii normal teslimat ile hızlı ve acil teslimat arasında fiyat farkı bulunmaktadır.

Yeşilköy Hakkında Bilgi

Yeşilköy 1924 yılına kadar Ayastafanos (St.Stefano St.Etienne ) adını taşımıştır. Yeşilköy adı semte 1930’da, İstanbul’un idari yapısının yeniden düzenlenmesi sürecinde verilmiştir 1924 yılında uzun yıllar burada oturmuş ünlü yazarımız HALİT ZİYA UŞAKLIGİL ‘in teklifi üzerine YEŞİLKÖY olarak adı değişmiştir. Türk edebiyatının tanınmış simalarından Halit Ziya Uşaklıgil’in uzun yıllar Yeşilköy’de oturduğu ve semtin bu adı almasında büyük rol oynadığı bilinmektedir.

Evliya Çelebiye göre ise: Ayastafanos adı birçok tarih kitabında, özellikle Tevarih-i Ali Osmani de, adından uzun uzadıya bahsedilen İstanbul’un efsanevi kurucusu Madyan oğlu Yanko’nun oğlu Aya İstefan’dan gelmektedir.

Ençok bilinen ve dilden dile söylenen ise Eski adının bir Hıristiyan azizinin isminin olduğu ve onun adına Yeşilköy de yapılmış ancak bu güne kadar gelememiş eski bir kiliseden aldığıdır.

Yeşilköy e eski adını veren bu aziz Yeşilköy ile ilgili hikâyesi dilden dile aktarılan ve çok değişik anlatımları olan bir söylence niteliğindedir.

Tarihi kaynaklarda Aziz Stephanus olarak geçen bu aziz Hıristiyanların ilk din kurbanlarından ve diyakoslarından birisidir. Gamaiel ‘in çömezi olup Hemsinden sonra din değiştirmiştir. Yahudiler tarafından Musa ya küfür etmekle suçlanmış Kudüs din mahkemesine çıkarılarak suçlu bulunmuş ve M.S. 33 te taşlanarak öldürülmüştür.

Bu olaydan uzun bir zaman sonra bu azizin mezarı Filistin de yapılan bir araştırma sonunda bulunur. Mezarda bulunan kemikleri o zamanki Bizans İmparatoru tarafından İstanbul ‘a getirilir. Ancak haberi alan Papa bu kemiklerin Vatikan a getirilmesini isteyince kemikler bir gemi ile İstanbul’dan Vatikan a doğru yola çıkarılır.

İstanbul limanından ayrılan gemi bugünkü YEŞİLKÖY burnu önlerine gelince büyük bir fırtınaya tutulur ve yoluna devam edemeyerek fırtınanın dinmesi için YEŞİLKÖY sahillerine yanaşır.

Aziz in kemiklerini götüren heyet şiddetli fırtınanın devam etmesi üzerine karaya çıkmak zorunda kalırlar. Azizin kemiklerini taşıyan lâhdi de bugünkü Rum Kilisesinin bulunduğu yerde kurdukları söylenen bir çadırın içine koyarak fırtınanın dinmesini beklerler. Fırtına 10-12 gün sürer.

Fırtınanın dinmesinden sonra heyet buradan ayrılarak yollarına devam ederler. Daha sonra fırtına süresince kemiklerin saklandığı yere bu olayın anısına azizin anısını taşıyan birde Manastır yapılır. Köyde zamanla gelişir ve AYASTAFANOS adıyla anılmaya başlar.

Azizin kemiklerini götüren heyet köyde kaldıkları sürece etrafta bulunan çobanlar tarafından etle beslendiklerinden Ortodoks’larda kurban kesme âdeti olmadığı halde bu olaya hürmeten her yıl belirli günlerde Yeşilköy ‘ de deniz kıyısında bu olayın anısına kurban kesilmektedir.

Yeşilköy’ün tarihi bir hayli eskidir. Geç Bizans ve Roma dönemlerinde burada, Marmara kıyısı boyunca burada yazlık saray ve ikametgâhlar bulunduğu, hatta daha önce kentin Roma döneminde bile burada bahçeleri denize açılan yazlık villaların olduğu yazılmaktadır.

Evliya Çelebiye göre Arapların İstanbul’u almak için yaptıkları büyük seferlerin üçüncüsünde İstanbul u alamayıp dönerlerken Yeşilköy’ü de tahrip etmişlerdir.

IV Haçlı Seferleri sırasında da Latin orduları İstanbul u almadan önce 23 Haziran 1203 tarihinde karargâhlarını Yeşilköy civarında kurmuşlar. Donanmalarını da Yeşilköy açıklarında demirlemiştir. Latin ordularının başkanı DANDALO (Ayasofya da gömülüdür) buradaki kilisede ‘’Te Deum ‘’ ayini düzenlemiştir.

YEŞİLKÖY İstanbul’un Fethinden önce Türk topraklarına katılmıştır. Fatih in emri üzerine Dayı Karaca Bey komutasındaki güçler Bizans ın Trakya da ki pek çok merkezi ile birlikte 1453 Şubatında Yeşilköy’ü de alırlar.

Ayastefanos Rus Abidesi:

Rus orduunun kente “Ayasofya’nın minarelerini görecek kadar” yaklaştığı “93 Harbi”nin (1877-1878) nişanesi olarak 1895 yılında, İstanbul yakınındaki Yeşilköy’de, eski Kalkıratya köyünün hemen yanı başında; Galataria’da inşa edilen bu “taştan ve son derece sağlam” yapı üç platformlu bir anıttır.

Çan kulesi olarak da kullanılan üst bölümü yeşil parlak bir malzemeyle inşa edilmiş, anıtın tepe noktasına Rus kiliselerinin taç motifi ve üçlü Rus haçı konulmuştur. Osmanlı-Rus Savaşı’nda ölen Rus askerlerinin hatırasına inşa edilmiş, ancak Osmanlı toplumu için “93 Harbi” yenilgisinin bir simgesi olarak görülmüştür. Bu nedenle de I. Dünya Savaşı’na bir oldu-bitti ile girildiği dönemde (14 Kasım 1914) (inşa edildikten on dokuz yıl sonra) törenle yıkılmıştır.

Bu ilginç anıtın yapılma hikâyesi Osmanlı tarihinde “93 Harbi” diye bilinen 1877-1878’deki Osmanlı-Rus savaşının son dönemine dayanmaktadır. Bu savaşta tecrübeli subay azlığı, kumandanların anlaşmazlıkları, mali sıkıntılar, cephe gerisindeki yolların yetersizliğinden doğan ulaşım güçlükleri ve özellikle de askeri harekâtın Yıldız Sarayı’ndan idaresine

kalkışılması, Balkanlar’da ve Anadolu’da kazanılan münferit başarılara karşın, Osmanlı için yenilgiyi kaçınılmaz hale getirmişti. Askeri bozguna göçün yarattığı sefalet de eklenince, tahta yeni çıkan 2. Abdülhamit barış istemek zorunda kalmıştır. Harbiye Nazırı Rauf Paşa 7 Ocak 1878’de Rusya’nın Balkan Orduları Başkumandanı Grandük Nikola’ya Osmanlı Devleti adına anlaşma yapma yetkisinin alındığını bildirmiştir. Osmanlı devletiyle Rusya arasındaki ateşkes antlaşması 31 Ocak 1878’de Edirne’de Grandük Nikola ile Server ve Namık Paşalar arasında yapılan görüşmeler sonunda imzalanmıştır. Anlaşmaya göre Ruslar henüz ellerine geçmemiş olan Bulgaristan kalelerini ve Küçük Çekmece’ye kadar Rumeli’yi de işgal etmiş olacaklardır. Bu kritik durum, İngiliz, Fransız, Avusturya ve İtalya yönetimlerini kaygılandırınca, İngiliz donanması Osmanlı Devleti’nin protestosuna rağmen 19 Şubat’ta Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul önlerine gelir. Bunun üzerine on iki bin kişilik Rus kuvveti de hızla ilerleyerek İstanbul’a yönelmiş ve Ayastefanos’u (Yeşilköy) karargâh yapmıştır. On gün süren barış görüşmeleri sonunda, Meclis 2. Abdülhamit başkanlığında toplanmış ve şartlar bir kez daha gözden geçirildikten sonra anlaşma sağlanmıştır.

Yeşilköy için 28 Eylül 1882 tarihinde yayınlanan gazete ilanlarında ise ünlü suluboya ressamı Kont Amadeo Preziosi öldüğü ve Yeşilköy de gömüldüğü yazmaktadır. Preziosi den başka diğer bir ünlü İtalyan ressam ve mimar olan  Pietro Bello da Yeşilköy mezarlığında gömülü olduğu tespit edilmiştir

ANITIN YERİ :        

Anıtın tam olarak yeri . Bugün Florya ATATÜRK ORMANI’nın arka tarafında kalan sırtta, Şenlikköy tarafındadır. Anıtın yerinde , Bugün 1. Ordu’ya ait Levazımat Birliği vardır. Yani askeri bölgedir. Anıttan hiç bir şey kalmamıştır. Ancak, Rus papazların kullanmış oldukları  küçük  bir yapı bugün hala yerinde olup , günümüze dek sapasağlam bir şekilde kalmıştır. Bu sağlamlığın nedeni , ordunun bu yapıya en iyi şekilde titizlikle sahip olmasından kaynaklanmaktadır. 

Yeşilköy Kurye Şirketi Zaman Kazandırmaktadır

Türkiye’de kurye hizmetini ilk dönemlerde kargo şirketleri üstlenmiştir. Bu şekilde sunulan hizmette acil ve hızlı teslimatın yapılması mümkün olmamıştır. Sabah alınan bir gönderi, ertesi gün alıcısına teslim edilmiştir. Çünkü türü ne olursa olsun gönderiler önce merkezde toplanmakta, sonrasında ulaştırılacağı adresteki kargo şubesine gönderilmekte, teslimatlar da buradaki şubeden yapılmıştır. Bu nedenle sektörde kurye ihtiyacı doğmuş, bunun üzerine de hızlı teslimat yapılmasına olanak sağlayan motokurye hizmeti ortaya çıkmıştır. Yeşilköy moto kurye firmaları da motorize ekipleri ile teslimatları hızlı ve güvenli bir şekilde yerine getirmektedir. Kurye sektörünün en önemli avantajı, gönderi sahibi ile alıcıya sunduğu zamandır. Kurye firmaları, kargo sektöründeki gibi birkaç gün içinde teslimat değil, anında teslimat hizmeti sunmaktadır. Mesafeye göre bu teslimat süresi 3 saate çıksa da kargo ile yapılan teslimata göre çok daha fazla hızlı olmaktadır. Ayrıca kurye sektöründeki firmalar, teslimatların çok daha kısa bir süre içinde gerçekleştirilmesi için özel ekipmanlardan yararlanmaktadır. Bu sayede zaman kavramı daha da kısalmış, en hızlı ve en güvenli teslimatın yapılabilmesi sağlanmıştır. Tam olarak hizmet verilebilmesi için motosiklet, yetişmiş bir personel, gönderilerin korunabilmesi için bir çanta ile motokurye personelini açık hava şartlarından korumak için koruyucu kıyafetler gereklidir. Bu donanımların tamamlanması ile birlikte hizmet hazır gelmektedir.

Kurye Sektöründe Hizmet Vermek Zordur

Kurye sektörü, aslında personel için farklı zorlukları da beraberinde getirmektedir. Ön büyük zorluk, trafikte yaşanmaktadır. Otomobil sürücülerin duyarsızlığı, motosikletli kurye personelini tehlikelerle karşı karşıya bırakabilmektedir. Özellikle bazı duyarsız sürücülerin kurye personeline yol vermemek için farklı şekillerde araç kullandığı bilinmektedir. Hal böyle olunca zamanla yarışan motosikletli kurye personelinin işi daha da zorlaşmaktadır. Olumsuz hava koşulları da motosikletli kurye personeli için olumsuz durumlardan biridir. Karlı ve yağmurlu havalarda otomobil kullanmak zorlaşsa da, motosiklet kullanmak çok daha zor olmaktadır. Kaygan yollar, motosiklet kullanmayı daha da zorlaştırabilmektedir. Yeşilköy acil kurye personeli ise tüm olumsuz hava şartları ve yoğun trafiğe rağmen hizmetlerini aksatmadan yerine getirmektedir. Üstelik bütün bir gün motosiklet başında geçmesi nedeni ile de kaza riski ile karşı karşıya kalınabilmektedir. Kurye sektöründe hizmet iki şekilde yerine getirilmektedir. Bunlardan birisi abone, diğeri peşin müşteri olarak sınıflandırılmaktadır. Abone müşteriye avantajlı fiyatlarla hizmet sunmaktadır. Bunun nedeni, abone müşterinin sürekli olarak hizmet almasıdır. Bunun yanı sıra abone müşteriler genellikle aynı adreslere teslimat yapılmasını istemektedir. Bu da kurye şirketi için avantaj olmaktadır. Çünkü aynı adreslere yapılan gönderilerde teslimat süresi çok daha kısa olmaktadır. Bunun nedeni personelin adresi ve adrese gidilecek tüm yolları ezberlemiş olmasıdır. Peşin müşteri ise genellikle bir kez gönderi yapanlardan oluşmaktadır. Bu müşterinin evrakını göndereceği adres de tek seferlik olmaktadır. Doğal olarak bu hizmette fiyat farklıdır. Ancak gönderinin teslimi aşamasında abone müşteri, peşin müşteri, kurumsal ya da bireysel müşteri farkı yoktur. Büyük küçük tüm gönderiler aynı titizlikte adreslerine teslim edilmektedir. Hizmet ise ya elektronik posta ya da telefonla bildirilmektedir. Bu bilginin merkeze ulaşmasının ardından operasyon birimi kurye personeline ulayarak müşterinin bilgisini sunmaktadır. Kurye personeli de bildirilen gönderiyi almak için müşterinin adresine yönelmektedir. Gönderi alındıktan sonra yine operasyon birimine bilgi verilmekte, varsa başka gönderiler de alınmakta, yoksa gönderinin teslim edilmesi için kurye personeli adrese yönlendirilmektedir. Ancak acil teslim edilmesi istenmediyse personel bir süre uygun bir yerde bekletilmekte ve bir başka gönderinin çıkması beklenmektedir. Yeni talep geldiğinde o gönderileri de alan kurye personeli, teslimat işlemine başlamaktadır.

Gelişen Teknolojiye Ayak Uydurulması Önemlidir

Yeşilköy kurye firması, bu hizmeti yerine getirirken teknolojinin tüm yararlarını da kullanmaktadır. Kurye hizmetinden yararlanan kurumsal ya da bireysel müşteriler, gönderilerin hangi aşamada olduğunu da online olarak takip edebilme imkanına kavuşmuştur. Ayrıca gönderiler teslim edildiğinde elektronik posta ile bilgilendirme yapılmaktadır. Teknoloji ilerledikçe kurye şirketleri de altyapılarını geliştirmektedir. Bu değişime ayak uyduramayanların zaman içinde sektörde kayboldukları bilinmektedir. Çünkü günümüzde teknolojik çözümler sunabilen firmalar ayakta kalabilmektedir. Bu durum kurye sektörü için de geçerlidir. Yeşilköy’deki kurye şirketleri arasında da teknolojiye ayak uydurabilenler hizmetlerine devam edebilmektedir. Teknoloji ile birlikte teslimat yöntemleri de gelişmiştir. Bunlardan biri olan acil kurye hizmeti, İstanbul içinde motosikletli kurye personeli tarafından alınan gönderinin mümkün olan en kısa sürede teslimatının yapılması işlemidir. Burada teslimatın 90 dakikayı geçmemesi gereklidir. Bu yöntem, en acil durumlarda en güvenli çözümü sunmaktadır. Kırılabilen ya da bozulabilen ürünlerin de teslimatlarının güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi de esastır. Acil kurye hizmetinde kentin trafik yoğunluğuna rağmen teslimatın kısa sürede yapılması gereklidir ve motosikletli kuryeler bu hizmeti üstlenmektedir. Acil kurye hizmeti ciddi bir hizmet türüdür ve gönderi bilgisinin verilmesinden hemen sonra motosikletli kurye personelinin gelerek gönderiyi alması gereklidir. Bunun yapılabilmesi için de kurye operasyon birimi tarafından en yakın kurye personeli ile iletişime geçilmekte ve böylece gönderi kısa bir süre içinde teslim alınarak gideceği adrese teslim edilmektedir. Gönderi hazır olduktan sonra kurye merkezinin aranması yeterli olmaktadır.

Moto Kurye hizmet bütünlerinden yararlanmak için lütfen çağrı merkezimizi arayınız.